19/3/2007 - Orhun Âbideleri
Orhun Âbideleri
Göktürk Devletinden kalma, 7 ve 8. asra âit en eski taÅŸ kitâbeler. Üzerinde, Türk Edebiyâtının ilk örnekleri bulunan “bengü taÅŸları”dır.
MoÄŸalistan’ın kuzey-doÄŸusunda, eski Orhun Nehri yatağına dikilmiÅŸ oldukları için bu kitâbelere Orhun Âbideleri, Göktürk Devletine âit oldukları için de Göktürk Kitâbeleri denmiÅŸtir. Âbidelerde adı geçen Ötüken Ormanı, Türklerin Birinci İstiklâl Savaşını kazanan Kutluk KaÄŸan tarafından, yeni Türk devletine idâre merkezi olarak seçilen yerdir. Orhun civârında Orhun yazısı ile yazılı daha baÅŸka kitâbeler de bulunmuÅŸtur. Belli baÅŸlıları altı tânedir. Fakat bunların en büyükleri ve mühimleri üç tânesidir. Birincisi olan Kül Tigin Âbidesini, aÄŸabeyi Bilge KaÄŸan, 732’de diktirmiÅŸ, ikincisi olan Bilge KaÄŸan Âbidesini de ölümünden bir yıl sonra 735’te kendi oÄŸlu diktirmiÅŸtir. Üçüncü olarak vezir Tonyukuk Âbidesi ise 720-725 senelerinde kendisi tarafından dikilmiÅŸtir.
Kül Tigin Âbidesi: KaÄŸan olmasında ve devletin kuvvetlenmesinde birinci derecede rolü olmuÅŸ kahraman kardeÅŸine karşı, Bilge KaÄŸan’ın duyduÄŸu minnet duygularını ifâde eden, bizzât hükümdâr aÄŸzından yazılmış hitap eder. Yere devrilmiÅŸ vaziyette bulunmuÅŸtur. Rüzgâra mâruz kalan kısımlarında tahribât ve silintiler vardır.YüksekliÄŸi 3,75 metredir. Saf olmayan mermerdendir. İtina ile yontulmuÅŸ, yukarı doÄŸru daralmaktadır. Dört cephelidir. Âbidenin doÄŸu cephesinin üstünde kaÄŸanın işâreti vardır. Batı cephesi Çince kitâbe ile kaplıdır. DiÄŸer üç cephesi Türkçe kitâbelerle doludur. Âbidedeki kitâbeleri, Bilge KaÄŸan ve Kül Tigin’in yeÄŸeni Yollug Tigin yazmıştır. Satırlar yukarıdan aÅŸağıya doÄŸru yazılmış ve saÄŸdan sola doÄŸru istif edilmiÅŸtir. Satırların uzunluÄŸu 235 cm kadardır. Cetvelden çıkmış gibidir. Âbidenin Çince kitabesinde Türk-Çin dostluÄŸu, Türk İmparatorluÄŸu ve Kül Tigin methedilmekte, tanıtılmakta ve târihler düşürülmektedir. Bilge KaÄŸan Âbidesi: Aynı yerde Kül Tigin Âbidesinin bir kilometre uzağındadır. Åžekli, tertibi ve yapısı, tamâmiyle birincisine benzemektedir. Yalnız biraz yüksektir. Bu âbidede Bilge KaÄŸan hitabeder. Ayrıca Kül Tigin’in ölümünden sonraki vak’aların ilâve edildiÄŸi görülür. Bu eser hem devrilmiÅŸ hem parçalanmıştır. Tahribat ve silinti bunda çok fazladır. Bu âbideyi de yeÄŸeni Yollug Tigin yazmıştır. Her iki âbidede de Bilge KaÄŸan’ın sözlerinin dışında Yollug Tigin’in kitâbe kayıtları ve ilâveleri yer almaktadır. Vezir Tonyukuk Âbidesi: DiÄŸer iki âbidenin biraz daha doÄŸusunda bulunmaktadır. DevrilmemiÅŸ, dikili, dört cepheli iki taÅŸ hâlindedir. Birinci ve daha büyük olan taÅŸta 35, ikinci taÅŸta 27 satır vardır. Bu âbide, İltiriÅŸ KaÄŸan’ın isyânına iÅŸtirâk eden ve o günden Bilge KaÄŸan devrine kadar devlet idâresinin baÅŸ yardımcısı olarak kalan, VezirTonyukuk tarafından diktirilmiÅŸtir. Âbidede bu kudretli ve tecrübeli müşâvir vezirin kendisi konuÅŸmaktadır. Orhun âbideleri, Göktürk Devletinin kuruluÅŸundan yarım asır sonra, Türk Beylerinin anayurttan uzaklaÅŸarak, kendilerini Çin’in yumuÅŸak ipeklerine ve hileci siyasetine kaptırıp bozulduklarını anlatır. Eskisi gibi iyi ve bilgili olmayan bu beylerin elinde Türk Devletinin nasıl sarsılıp yıkıldığını aydınlatır. Bu yüzden tam elli yıl, Çin ilinde esir yaÅŸayan doÄŸu Türklerinin, esirlik hayâtına alışamıyarak, durmaksızın isyan ettiklerini ve sonunda muvaffak olduklarını, yeniden istiklâl kazandıklarını anlatır. Sekizinci yüzyılda, Çinlilere karşı yapılan İstiklâl Savaşı kazanıldıktan ve Türk bütünlüğü saÄŸlandıktan sonra, bunların unutulmaması için diktirilmiÅŸtir. Orhun Âbideleri çok yönlü vesikalardır. Şöyle ki: “Türk milletinin adının geçtiÄŸi ilk Türkçe metin olup; taÅŸlar üzerine yazılmış ilk Türk târihi; Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi; milletle hesaplaÅŸması, devletin ve milletin karşılıklı vazîfeleri; Türk nizâmının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesîkası; Türk askerî dehâsının, Türk askerlik sanatının esasları; Türk feragat ve fazîletinin büyük örneÄŸidir. Türk içtimaî hayâtının yüksek tablosu; Türk hitâbet sanatının şâheseri, hükümdarâne edâ ve ihtiÅŸamlı hitap tarzı; Türk milliyetçiliÄŸinin temel kitabı; Bir kavmi bir millet yapabilecek eser; Türk yazı dilinin ilk örneÄŸi ve baÅŸlangıcını mîlâdın ilk asırlarına çıkartan delil, Türk ordusunun kuruluÅŸunu ilk asırlara ¤¤¤üren vesîka; insanlık âleminin sosyal muhtevası bakımından en mânâlı mezar taÅŸlarıdır. Orhun Kitâbelerinden, 12. asırda târihçi Cuveynî, Târîh-i Cihângüşâ’sında bahsetmiÅŸtir. Ayrıca Çin kaynaklarında da bu âbidelerden bahsedilmektedir. 1709’da Poltava Savaşında Ruslara esir düşen İsviçreli subay Strahlanberg, 13 sene Sibirya’daki sürgün hayâtında serbestçe gezip dolaÅŸtığı yerlerde incelemelerde bulunmuÅŸ, 1730’da kendi vatanına döndüğünde araÅŸtırmalarını yayınlamıştır. Bunun üzerine 1890’da Heikel’in baÅŸkanlığında bir Fin, 1891’de de W. Radloff’un baÅŸkanlığında bir Rus ilmî heyeti kitâbelerin mahalline gönderilmiÅŸtir. Her iki heyet âbideleri tetkik edip, fotoÄŸraflarını Avrupa ilim merkezlerine dağıtmışlardır. Danimarkalı Bilgin V. Thomsen 1893’te Orhun yazısını çözmeyi baÅŸarmıştır. Son olarak Türk bilgini Talat Tekin, Amerika’da Orhun Türkçesinin bir gramerini ve kitâbelerinin yeni bir neÅŸrini yapmıştır. Orhun Kitâbelerinin metninden bir kısmı şöyledir: “KiÅŸi oÄŸlında üze eçüm apan Bumin KaÄŸan İstemi KaÄŸan olurmuÅŸ, Olırıpan Türk Buduning ilin törüsin tutan birmiÅŸ, iti birmiÅŸ. Tört bulung kop yagı ermiÅŸ. Sü sülepen tört bulungdaki budung kop almış, Kop baz kılmış. BaÅŸlığıg yükündürmüş tizliÄŸig sökürmiÅŸ. İlgerü Kadırgan yışka tegi, kirü Temir Kapıg-ka tegi kondurmuÅŸ. İkin ara idi oksız Kök Türk ança olurur ermiÅŸ, Bilge KaÄŸan ermiÅŸ, Alp KaÄŸan ermiÅŸ, Buyrukı yime bilgi ermiÅŸ erinç, alp ermiÅŸ erinç, BeÄŸleri yime, budunı yime tüz ermiÅŸ, Anı üçün ilig ança tutmış erinç.”
|